© 2014 Tüm hakları saklıdır. ŞİLE DOĞA SPORLARI KULÜBÜ ( DOSD )
TARİHÇE

İlçede yaşam çok eskiye dayanır. Yapılan son araştırmalar Şile çevresinin tarih öncesinde (Cilalı Taş Devri) iskan edildiğini göstermektedir.

Kefken ile Bulgaristan sınırı arasındaki Karadeniz sahil kesiminde yapılan tarih öncesine ilişkin çalışmalarda, çeşitli yerlerde Paleolitik çağın muhtelif bölümlerine ve özellikle Epi-Paleolitik döneme ait birçok konak yeri ve işlik saptanmıştır. Buluntu yerlerinin sayısındaki artıştan, buzul sonrası dönemde (yaklaşık M.Ö. 12000 ile 6000 arasında) Karadeniz kıyı şeridi kıyı şeridi üzerinde önemli bir nüfus yoğunluğunun olduğu açıkça belli olmaktadır. Nitekim İstanbul’un en eski buluntu yerleri arasında Şile’nin Ağva ve Sahilköy (Domalı) köyleri bulunmaktadır. Marmara kıyısında Ambarlı’yı da içine alan kıyı konak yerlerinden biri olan Sahilköy, aynı adı taşıyan koyun kuzeyindeki kumluğun batısındadır. Sahilköy’e ait yontma taş aletler, Göztepe ve Kazlar deresinin doğusuna rastlayan Dere ağzı Tepesi üzerinde toplanmıştır. Ayrıca ilçede o dönem insanının yaşamı için elverişli çok sayıda mağara mevcuttur.

Şile antik çağda iki defa istilaya uğramıştır. Birinci istila eski Yunalıların Pers Seferinden geri dönüşlerinde komutanları Xenophon tarafından, ikincisi de kıyı şeridini takip ederek ilerleyen Roma komutanı Lucullus tarafından gerçekleştirilmiştir. Roma döneminin izleri hala Şile’de görülmektedir. Doğu Roma İmparatoru Diokletianus zamanında (284-305), İnkese, Sofular gibi Şile mağaraları ilk inanan Hıristiyanlar için tabii korunaklar olmuştur. Gürlek Mağarası Doğu Roma askerlerinin yakaladığı ilk inanan Hıristiyanları hapsettikleri bir cezaevi gibi kullanılmıştır.

Selçuklu Türkleri Kutalmışoğlu Süleyman Şah ile 1090 senesinde Şile’yi ele geçirdiler. 1097 senesinde ise 1. Haçlı orduları Şile’yi Selçuklulardan geri almıştır. Şile’nin geri alınması ancak Yıldırım Beyazıt döneminde mümkün olmuştur. I. Dünya Savaşı’na kadar 500 yıl boyunca Türkler’in yönetiminde rahat bir yaşam sürmüştür. Daha sonra İstanbul’un işgaliyle birlikte İngilizler’den cesaret alan Rumlar Şile çevresine yerleşerek Dumlupınar Zaferine kadar işgallerini sürdürmüşlerdir.

19.yy. Osmanlı kayıtlarına göre Şile kazası 1846’da Zaptiye Müşirliğine bağlıydı. 1876’da şile kazasının Dersaadet Şehremaneti’ne bağlandığı görülür. 1877 Devlet Salnamesinde ise Şile, Zaptiye Nezaretine bağlı Üsküdar Mutasarrıflığına bağlıdır. 1924’de bütün sancaklar (mutasarrafflık) vilayet yapıldığında Şile’nin Üsküdar’a bağlılığı devam etmiştir. 1926’da yapılan yeni düzenlemeyle Üsküdar kaza haline getirilip İstanbul vilayetine bağlanınca Şile kazası da Üsküdar’la aynı yapı içinde yer almıştır. Ayrıca Şile, Cumhuriyetin kuruluşu ile oluşturulan ilk belediyelerden biridir. (1923)
BALIKÇILIK

Şile balıkçılık açısından zengin bir bölgedir. Şile denizinin balığı meşhurdur. Mezgit, palamut, istavrit, kalkan en çok avlanan balık türlerindendir.
Balık yemeklerinin geleneksel Şile mutfağında önemli bir yeri vardır. Şile'de bulunan deniz ürünleri restoranlarında taze balıkları ve çeşitli deniz ürünlerini tatmak mümkündür.

FESTİVAL

Şile Bezi Kültür Şenliği, her yıl Temmuz ayının son haftası ile Ağustos ayının ilk haftası arasında düzenlenir. Şile ile bağdaşan, özdeşlenen ve gelenekselleşen bu şenlik giderek bir kültür ve sanat şenliğine dönüşmüştür. Geleneksel "Şile Bezi Şenliği" tüm dünyadan gelen katılımcılarla uluslararası niteliğe kavuşmuştur.
Ülkemizin ünlü sanatçılarının katıldığı "Şile Bezi Şenliği" dinleti ve gösterilerle çok renkli geçer.

ŞİLE SPOR KULÜBÜ

Şile Bezi Kültür Şenliği, her yıl Temmuz ayının son haftası ile Ağustos ayının ilk haftası arasında düzenlenir. Şile ile bağdaşan, özdeşlenen ve gelenekselleşen bu şenlik giderek bir kültür ve sanat şenliğine dönüşmüştür. Geleneksel "Şile Bezi Şenliği" tüm dünyadan gelen katılımcılarla uluslararası niteliğe kavuşmuştur.
Ülkemizin ünlü sanatçılarının katıldığı "Şile Bezi Şenliği" dinleti ve gösterilerle çok renkli geçer.

DOĞA SPORLARI

Şile'nin güzel doğası pek çok outdoor gerçekleştirilmesine olanak tanımaktadır. Şile ve çevresindeki köylerde yüksek ve ormanlık arazi trekking, hiking gibi doğa sporları için idealdir. Şile çevresindeki bazı kayalık alanlar da kaya tırmanışı gibi sporlar için elverişlidir.
Şile' nin yamaçları ve rüzgârları da yamaç paraşütü için oldukça uygun olup, Ağlayankaya civarında yamaç paraşütü yapanlara rastlayabilirsiniz. Denizinde de uygun dönemlerde rüzgar sörfü, wakeboard gibi sporları yapmak mümkündür.

ŞİLE BEZİ



Şile, bez üretimiyle Türkiye’nin el dokumacılığı yapan önemli merkezlerinden biridir. Bu işin ne zaman başladığı kesin olarak bilinmemektedir. 1920 ‘li yıllarda Kocaeli yarımadasında keten bitkisi yetiştirildiği için dokuma bundan yapılmaktaydı. Havaların kurak gitmesi, keten bitkisinin işlenmesi zor olması nedeniyle, 1936 yılından itibaren pamuk ipliği kullanılmaya başlamıştır.

Hammadde olarak 20 numara atkı (çözgü) adı verilen pamuk ipliği kullanılır. İngiltere’den getirilen pamuk ipliği ile “Kasterli Bez” dokunmakta iken, 1950 yılından sonra İstanbul ve İzmir’de üretim başlayınca, yerli iplik kullanılmaya başlanmıştır.

4 köyde enli ve dar bez üreten 20 kadar tezgah vardır. 12 saatlik çalışma ile 20 m. Şile bezi dokunabilir. Kabakoz, Akçakese, İmrenli, Karacaköy, Bozgaca, Kurfallı, Şuayipli, Ubeyli, Erenler, Satmazlı köyleri ile Ağva beldesinde el tezgahlarında dokunur.

ŞİLE BEZİNİN ÖZELLİĞİ

Dokumasında pamuk ipliği kullanıldığı, gözenekli olduğu için;
• Terletmez, serin tutar. • Terli iseniz teri emer. • Kaşındırmaz. • Yıkandıkça beyazlar, ipek görünümü kazanır.